Yılbaşı Filmleri
2024 yılını geride bırakıp 2025'e girmemize saatler kaldı. Yılbaşında benim gibi evde olanlar için çok güzel 4 film seçtim.
Catch Me If You Can: Yıllar önce izleyip bayıldığım harika bir film. Leonardo Dicaprio ve Tom Hanks oynamıyor resmen döktürüyor. Gerçek bir hikayeden esinlendiği söyleniyor ama ne kadar doğru orasını bilemem. Hikaye 1960'larda geçiyor. Mutlu bir ailede yaşamını sürdüren Frank'ın, gelir vergisi dolandırıcılığı sebebiyle babasının bankadaki tüm parasına el konulmasıyla, yaşamları değişir. Annesi ve babası boşanır. Bir gün okula gider ve yaşadığı bir zorbalık ondaki sahtekarlık yeteneğini fark etmesine sebep olur. Evden kaçar ve babasının kaybettiklerini kazanmaya yemin eder. Frank'ın en büyük hayali pilot olmaktır. Hayalini yerine getirecek midir, yoksa başka bir sürü mesleğe mi sahip olacaktır? İşte onu filmi izleyerek öğrenmenizi istiyorum. Oldukça keyifli, sıkmayan ve akıcı bir film. Hele bir mahkeme sahnesi vardır ki, muhteşem.
Jerry Maguire: İlk izlediğim Tom Cruise filmi olmasıyla beraber içimi sımsıcak yapan bir öyküye sahip. Oyunculuklar doğal ve samimi. Renee Zelweger de ayrı bir tatlı. Hele oğlunu oynayan küçük sarışın velet. Hepsine ayrı bayılıyorum. Konusuna gelecek olursam: Jerry, spor dünyasının en üst düzey menajeridir. Tüm sporcular onunla çalışmak ister. Bir gün Jerry mesleğiyle ilgili bir yazı yazar ve ortalık karışır. Güzel nişanlısı tarafından terk edilir ve işinden kovulur. Hayatına sıfırdan başlamak zorundadır. Peki hayatına sıfırdan başlarken yanında kim vardır: Sayı atamayan ama menajerliğine devam edebildiği tek sporcu Rod, kovulduğu şirkette çalışan muhasebeci kız Dorothy ve onun tatlı oğlu Ray. Jerry ilişkide olduğu her şeye bağlı kalan tam anlamıyla kalbini açamayan daha doğrusu ait olamayan biridir. Film en güzel intikamın sevgi olduğunu vurguluyor. Özellikle Dorothy ve Jerry'nin sarıldıkları ve ''merhaba dediğin an senindim'' sahnesini çok ayrı seviyorum.
When Harry Met Sally: Bu zamana kadar nasıl izlememişim dediğim, 1989 yılına ait harika bir film. Meg Ryan ve Billy Crystal arasındaki uyum... Yol arkadaşlığıyla tanışan Harry ve Sally, başta birbirlerinden hiç hoşlanmaz. İkisi de çok başka bir karaktere sahiptir. Yol boyu tartışan ve aynı fikirde olamayan iki yol arkadaşı bir daha birbirlerini görmeyecekleri için mutludur. Derken yıllar sonra tekrar karşılaşırlar. O sırada Sally yeni bir ilişkiye başlamış, Harry ise evlenmeye hazırlanıyordur. Birbirlerinden yine hoşlanmazlar. Yıllar sonra bir kere daha karşılaştıklarında ise arkadaş olmaya karar verirler. Arkadaşlıkları, kadın - erkek ilişkilerine değindikleri noktalar ve tabi ki aşk. İkisinin de farkında olmadan birbirlerini kendilerinden daha çok düşünmesi... İçinde bayıldığım çok replik ve sahne var ama spoilere girmemesi için yazmayacağım. Sally 🌸
A Beautiful Mind: Psikolojik filmleri, ters köşe olan sonları çok seviyorum. Bu filmi de lisedeyken izleyip bayılmıştım. Spoiler vermeden nasıl anlatsam bilemedim. Sadece basitçe konusuna değinecek olursam, ünlü matematikçi Josh Nash'ın hayatına dayanan bu film matematiğin içindeki duygusal zekayı da bizlere gösteriyor aslında. Psikolojik rahatsızlıkların öncelikle kabullenerek aşılacağını, bu evrede desteğin ve tedavinin önemini de anlatıyor. Filme dair en sevdiğim replik:
''Mantıklı nedenler sadece aşkın gizemli denklemlerinde bulunur.''
İyi seyirler sevgili okur.


Yorumlar
Yorum Gönder